1. Evlilik Sözleşmesi (Mal Rejimi Sözleşmesi) Nedir?
Halk arasında evlilik sözleşmesi denilen belge, hukuken mal rejimi sözleşmesidir (TMK m.202 vd.). Eşler bu sözleşmeyle evlilik boyunca mallarının hangi rejime tabi olacağını belirler. Sözleşme, esas olarak mal paylaşımını düzenler; doğrudan mirası düzenleyen bir belge değildir.
Bu ayrım kritiktir: Mal rejimi sözleşmesi ölüm halinde mirası dolaylı etkiler; ancak eşin mirasçılığını sona erdirmek için ayrı hukuki araçlar (mirastan feragat, miras sözleşmesi, vasiyetname) gerekir.
2. Dört Mal Rejimi
Türk Medeni Kanunu dört mal rejimi tanır:
- Edinilmiş mallara katılma (yasal rejim): Sözleşme yapılmazsa uygulanır. Evlilikte edinilen mallar boşanma/ölümde kural olarak yarı yarıya paylaşılır.
- Mal ayrılığı: Her eş kendi malının sahibidir; katılma alacağı doğmaz.
- Paylaşmalı mal ayrılığı: Kural olarak ayrılık, ancak aileye özgülenen mallarda paylaşım.
- Mal ortaklığı: Belirlenen mallar ortak mülkiyete girer.
Seçilen rejim, ölüm halinde sağ kalan eşe mirastan önce ayrılacak payı doğrudan etkiler.
3. Şekil Şartı: Nasıl Yapılır?
Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır; ayrıca evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirimle de seçilebilir. Şekil şartına uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar.
Sözleşme evlenmeden önce veya evlilik sırasında her zaman yapılabilir ve sonradan değiştirilebilir. Ehliyetsizlik veya iradeyi sakatlayan hallerde geçerlilik tartışılır.
4. Mirası Nasıl Etkiler? (Asıl Soru)
Ölüm halinde sıralama şöyledir: önce mal rejimi tasfiye edilir, sağ kalan eşin katılma alacağı/değer artış payı terekeden ayrılır; kalan tereke üzerinden miras paylaşımı yapılır.
Buradaki etki dolaylıdır: Örneğin mal ayrılığı seçilmişse sağ kalan eşin katılma alacağı doğmaz, dolayısıyla terekeden eşe önceden bir pay ayrılmaz; bu da diğer mirasçılara (çocuklar, anne-baba) kalan tereke payını artırabilir. Edinilmiş mallara katılmada ise eşe önce katılma alacağı ödendiğinden terekenin miras olarak paylaşılan kısmı azalır.
Özetle mal rejimi sözleşmesi mirasın büyüklüğünü etkiler; ancak eşin yasal mirasçılığını ortadan kaldırmaz.
Basit bir örnek: Eşlerden biri vefat etti ve geride eş ile iki çocuk kaldı. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, önce sağ kalan eşe katılma alacağı (edinilen malların yaklaşık yarısı) ödenir; kalan tereke eş ve çocuklar arasında miras olarak paylaşılır. Mal ayrılığı seçilmiş olsaydı katılma alacağı doğmayacak, terekenin tamamı doğrudan miras paylaşımına girecekti. Görüldüğü gibi rejim seçimi, kimin ne kadar alacağını doğrudan değiştirir.
5. Saklı Pay ve Mirastan Feragat Farkı
Sağ kalan eş, çocuklar ve (bazı hallerde) anne-baba saklı paylı mirasçıdır. Saklı pay, vasiyet veya sözleşmeyle ihlal edilemez; ihlal halinde tenkis davası gündeme gelir. Bu nedenle bir mal rejimi sözleşmesiyle eşi saklı payından yoksun bırakmak mümkün değildir.
Eşin mirastan pay almamasını sağlamak isteyen taraflar için hukuki yol mirastan feragat sözleşmesidir (TMK m.528). Bu, eşin rızasıyla ve mirasbırakanla birlikte yapılan ayrı bir sözleşmedir; mal rejimi sözleşmesinden farklıdır ve şekil şartları ayrıdır.
6. Boşanmada Etkisi
Boşanma halinde paylaşım, seçilen rejime göre yapılır. Edinilmiş mallara katılmada evlilikte edinilen mallar kural olarak yarı yarıya paylaşılırken, mal ayrılığında her eş kendi malını korur. Miras farklı bir kurumdur; boşanmayla eşler birbirinin yasal mirasçısı olmaktan çıkar.
7. Kimler İçin Avantajlıdır?
Mal rejimi sözleşmesi özellikle şu durumlarda düşünülür:
- Evlilik öncesi önemli malvarlığı bulunan taraflar
- Kendi işletmesi/şirketi olan ve bunu ayrı tutmak isteyenler
- İkinci evlilik yapan ve önceki çocuklarının haklarını netleştirmek isteyenler
- Malvarlığı yönetimini şeffaf kurallara bağlamak isteyen eşler
Her durum kendine özgüdür; mal rejimi ve miras planlaması birlikte, uzman desteğiyle kurgulanmalıdır.